Ana içeriğe atla

İyi hissettiren animeler, küçük bir dertleşme.

🌼🌸 Merhaba herkese yeniden.!




 Önce küçük bir dertleşme; 

Aslında hayatım tam kaos, neresinden tutsanız elinizde kalıyor, ama neyse konumuz bu olmasın, yazdığım hiçbir şeyi beğenmememe rağmen yazmaya çalışmam da olmasın, yazmaya çalışmak ne kadar zor, kendini ifade etmek daha kendin tam bilmiyorken.   

Spontane gelişti, hastaneye gidip hemşireye bir şey sordum, ve şu an bankta ağaçların altında oturuyorum.  Kolum kan verdikten sonra morardı da bir miktar, tam öyle de değil kırmızı bir bulut oluştu ona bazı mor ve sarılar da eşlik etti, benim gibi endişelenenler varsa yalnız değiller, söyleyeyim dedim. :") Hiç de olmazdı, ilk kez yaşadım, beş güne geçer falan dediler ki zaten beş gün de beklemiştim neyse yine bekleyeceğim. Çok da endişelenmemeye çalıştım ama moralim de bozulunca gittim bugün hastaneye.  



Ne küçük mesele diyorsunuzdur belki. 

Neyse bu kadar detaya girmeyi hiç istemezdim, niye böyle oldu... 

Dergi aldım, aylardır almiyordum evdekiler de okunmamış vaziyette duruyor zaten, ama ip ve mandal ve birkaç kartpostal resim hediyeliydi Ot'un bu ayki sayısı. Bir de epeydir dergi almamıştım, alsam mı diye bir düşünüyordum zaten. Bir tane de muzlu tahıllı bar aldım ama cok sevmedim, eskiden buğday gevreğini çok severdim ben, cips niyetine yerdim, neyse. Yurt odası anılarım..

Psikiyatrist randevumu hala almadım, çekiniyorum hala, yani o kadar da mesele değil falan diyordum ama... Bu gidişle sıra da bulamayacağım iyice haftaya kalacak. Ve yine anlatmıyorum ama bazı insanlar yüzünden annemle ben berbat günler yaşıyoruz, acayip çalkantılı bir dönem. Nasıl ayaktayım şaşırıyorum.  

Hani hiçbir şey yolunda değil ama yine dizi falan izlemeye çalışıyorum. 

Bunu da kim niye okusun ama paylaşacağım sanırım, üzgünüm. 


Ağaçlar gün ışığı da fayda etmiyor ama animelerde çok seviyorum yeşillikli kırsal alanlar, ağaçlar, çiçekler. Gerçekte ise kırsalda da yaşadım, çok ıssız geliyor, pek sevemem maalesef ama izlemesi güzel. 🌼


Son zamanlarda Anne'in (Yeşilin Kızı Anne)'in çizgi filmini izliyordum, ama ondan da hemen sıkıldım... 



Yine de dönüş yapmayı düşünüyorum, bence izlerseniz seversiniz. Tavsiye. Hatta çok seversiniz bence.




Anime pek sevmem ama böyle iyi hissettiren, dağda bayırda geçen yumuşak tonlarda çizimler, böyle iyi hissettiren şeyler izlemek güzel. Bir araştırıyordum benzer ne bulabilirim diye, aklımda kalanları yazacağım: 

. Remi, nobody's girl.  (Fransa kırsalında başlıyor hikaye ama sonra sanırım Paris'e de geçiyorlar. Kimsesiz bir kız, ona kol kanat geren bir adam, sokak çalgıcılığı ve hayvan dostları var. )




. Peter Pan 



. Andersen Masalları (bu dizi mi emin değilim)

. Tom Sawyer






.Koniciwa Anne (Yeşilin Kızı Anne'deki Anne basrolde, onun Green Gables'a gelmeden önceki yetimhanedeki hayatı anlatılıyor. ) 



.Tales of Little Woman



.Küçük Prenses.



Heidi ve Polyanna da var tabi. 

Ay hayat böyle lay lay lay olsa keşke... Böyle koşmak bile cesaret gerektiriyor...  Böyle hoplasam atlasam, iyi hissetsem... 
Neyse bakınca bile iyi gelmiyor mu, animeler böyle ise seviyorum. : D 
Ha bir iki başka diziye daha baktım ama onlar da ne bileyim işte önerebileceğim kadar değil. Fantastik romantik komedi istiyorsanız Kamisama Hajimemashita ( Kamisama Kiss) var, onu da zamanında beğenerek izlemiştim aslında ama çocuklara hitap eden dizileri daha çok seviyorum.  Ama epey seveni var bu dizinin de, kendi türünde güzel, tanrılar var, tilki ruhlu bir baş karakter var, komik sahneler var, geçmişe dönüş var ama dizi tamamlanmadı sanırım. Mangasını da okuyabilirsiniz.



Bu çocuklara hitap eden animeler, çizgi filmler daha çok seksenlerde yayınlanmış sanırım, ben sadece Heidi'yi biliyordum...Bir de şeker kız falan. Çiçek Kız varmış bir de sanırım. Aaaa bir de, ben çizimlerini çok beğenmedim diye burun kıvırdım ama aslında kızıl saçlı örgülü bir kızımız daha var: o da diğer gönderinin konusu olsun, çok uzatmayayım. Okuyan varsa teşekkür ederim... 🌸

Bunları da eklemek istedim, Ah Gilbert, ama havuç dersen böyle olur tabi:




Bir de böyle arkadaş istiyorum.! 
Sevgiler...





🌸




Yorumlar

  1. O kol ağrısına ne endişelenmiştim, yüzde birini bile anlatmamışım. Asla öyle olmazdı kolum benim, yüz kere kan aldırmışımdır on gün geçmedi en az. Şaka gibiydi. :( Lütfen düzgün alın kanları

    YanıtlaSil
  2. hayatımda huzurlu hissedebileceğim tek bir an olacak mı acaba

    YanıtlaSil

Yorum Gönder

Yorum yaptığınız için şimdiden teşekkür ederim. :')

Bu blogdaki popüler yayınlar

GOT7, ben dinlemezdim KPOP ne oldu? Biraz da KPOP 101/ Part 1

 Merhaba! Üç saatlik diğer yazıdan sonra hemen nasıl yine yazıyorum bilmiyorum ama yine buradayım...  Arkadaşlar ben pek kpop dinlememiştim yıllar öncesinin SS501' i haricinde, Love Ya ve Ur Man kalp ben. Love Ya'yı bırakıyorum ve 2011 yılına ışınlanıyorum şu an:  Grup dağıldı, bazı skandallar da olmuş zamanında ama neyse konumuz bu değil.  Şarkıyı lütfen dinleyin.  Evet,  Aşağıdaki yazı salt hayranlık yazısı değildir: GOT7, nasıl neden 7/24 nasıl neden videolarını izledim? Bu yıl, şu şarkıyla yeni bir albüm yayınlamışlar,  pardon geçen yılın sonu galiba:  Ben yılın ilk yarısında bu şarkıyla nasıl olduysa karşılaşıyorum, ve sonra bir bağımlılık oluşuyor. Bu şarkıları haricinde o kadar da beğendiğim şarkıları var mı emin değilim, hayır var, bir saniye: Love You Better: Buyrun canlı performans:  Bunu da dinleyin pls.  Neyse bazı sınırlı şarkıları harici bütün şarkılarına kefil değilim, öyle ayılıp bayılmıyorum, hayranlar kızmasın. Evet bil...

Hwasa, Strongest Deliveryman yorumu, plansız olmak

 Merhaba!!! Heyecanlandım, bakmayın, iki gün olmuş yazmadım ama her gün yazmak istedim aslında.  Sonunda başlıyorum, sürekli yazıları düzeltmeye çalışmak ve blogun tasarımını yapmak vs. çok uzun sürdü ve uzaklaştım biraz sanırım, e bir de genelde, bir şeyi istesem de sevsem de erteliyorum ben. : D  Blogun arka planını ayarlamak ciddili üç dört saatimi aldı, neden ben de bilmiyorum, bilgisayarda hiçbir şeyi hemen bitiremem zaten, teknolojiyle aram hiç iyi değil, şöyle söyleyeyim, ya da neyse daha da örneklemeyeyim, alay edersiniz. : D  Neyse umarım bu hevesim geçmez, bu süreçte başka bloglarla da karşılaştım, benim gibi yazanlar, burasını bir günlük gibi görenler derken daha bir yalnız değilim hissiyatı geldi. E yine giriş çok uzun oldu. Bugün şarkı dinledim epey, kendi çapımda epey, size modu yüksek bir tanesini bırakayım:  Şarkıdaki adamın Hwasa'ya (kızımızın adı) "Hwasa" diye seslenmesini çok sevdim. (gerçi sevmek mevzusu çok değişik bende, buraya sonra gireli...

Merhaba! İnsansızlık, panik atak. Neden yazıyorum?

 Merhaba herkese!  Yaaaa..... Mutluyum galiba, hep böyle hareketli resimler eklemek istemişimdir, daha önce de blog girişimlerim olmuştu ama ekleyememiştim nedense önceden. Bir de hemen vazgeçmiştim, zaten pek bir şey paylaşasım yoktu sanırım, duygularımı da wattpad'e yazıyordum, şiir gibi kısa öykü gibi vs. Ama orada da hiç okunma alamadım ve maalesef ki artık hiçbir şey paylaşmak istemedim, yazmadım da. Kimse okumayınca insan cidden üzülüyor, var öyle bir şey... Neyse iç çekip devam ediyoruz:  Cidden aynaya bakıyormuş gibi hissediyorum bu arada, epeydir uzun bir yazı yazmıyordum. Muhtemelen pek kişi de uğramayacak buralara, olsun, umarım devam ederim, bir meşgalem olur kimse okumasa da. Kendi kendime aynaya merhaba diyorum. :') Dramatikliği bırakalım, ama drama değil de işte, neyse, neden yazıyorum: Valla bilmiyorum, instagramda paylaşıyordum kendimi, yaptıklarımı, duygularımı vs. orada da maalesef insanlara pek ulaşamadım... Aslında günlük tutmayı seven bir tip de deği...