Ana içeriğe atla

Karışık Playlist 2

 Asla keyfim yok, gerçi belki daha kötü günlerim de olmuştur. Yine havaya giden sözler var. 

Merhaba. 

Defsoul'un şarkılarını dinliyordum epeydir, aslında bir süre önce epey dinledim, yazmaya pek halim yok, yine söylenmeler... 

Bakalım, sürekli ertelediğim, konuşmaya korktuğum biri var, çarşamba günü canlı bir dersim var, başvurular var, bir miktar kararsızlık var. Haftasonu bitti, rahat ederim diyordum son rahat iki günüm, mutlu olayım dedim, ama tuhaf bir huzursuzluk vardı, öyle geçti gitti. Zamanın içindeyken geçmesini istememek üzücü, yeni günden korkmak da öyle. 

Şu sıralar şarkı dinleyemiyorum pek, kulaklarım yorgun, kafam kaldırmıyor sanki. Ama playlist: 


ŞİMDİ PLAYLİST'E GEÇELİM:

İlk şarkı harici daha çok indie, pop/indie gibi sanki. 

1. Shinee/ Don't Call Me 

En son severek dinlediğim şarkı buydu.




Dolu dolu bir şarkı olmuş bence, dinlerken sıkılmazsınız. Styling'e bayıldım, o kahverengi kıyafetler, şapkalar olsun, baştaki Key'in kafasındaki tuhaf maskevari şey olsun. Yalnız şarkının minik bir yerinde tuhaf bir ses var müzikle birlikte, tarif edemiyorum ama kötü hissettirdi, belki siz de fark edersiniz. O kısmı atlamak istiyorum sadece ben mi duyuyorum bilemedim. Bnz: 2.58 2.59 saniyeleri.






2. MonstaX/ Who Do You Love


Sevdiğim tarz, keyfimin olmadığı bir dönemde keşefettim ama dinlenebilir güzel bence. Başka zaman olsa belki daha çok överim bilemedim... :'D 



3.Defsoul, Runaway




Hangi şarkısını seçeceğimi bilemedim, epey bir şarkısını biliyorum, bir iki tane daha ekleyeyim. Yumuşak ama farklı bir ses rengi var bence, bu tarz şarkılara gidiyor sesi epey. Bir şans verin bu olmazsa başka bir şarkısına... 
Kendisi GOT7 grubunda aynı zamanda. 

Mesela playlist: 




                                                   4. Taemin, Criminal 



Advice da çok güzeldir, paylaşmak istemediğim bir şarkıydı. :D 


                                            5. 2PM / Again and Again


                                           Tam nostalji bu da. Jay Park zamanlarından. 


Sıkıcı olmasın diye burada bırakıyorum şimdilik. 


 Sevgiler. 

 Bir tane daha bırakıyorum maalesef :D. 

                                         6. BIGBANG/ Bae Bae



Nevi şahsına münhasır bir klibi var bunun da. :D  Bir miktar Alice Harikalar Diyarında esintisi de var... Kliple ilgili neyi temsil ettiğiyle ilgili yorumlar vardı ama çok net hatrılamıyorum. 
İlk bölüm, melek heykelinin olduğu bölüm, ergenlik öncesi ya da ilk yılları masumiyeti temsil ediyor, karakterin kadınlara ya da romantik ilişkilere ilgisi var ama etrafında sadece objeler ya da heykeller var, onlarla iletişime geçemediği, çekindiği dönemi temsil ediyor demiş birisi mesela vs vs.
 Atın üzerinde yalnızken, sonunda birisiyle karşılaşıyor ikinci bölümde.
 Üçüncü bölüm belki ikinci aşk olabilir? Yalnız hisseden ıslanmış yorgun bir adam bu sefer bir deniz kızıyla karşılaşıyor. 
Çatlak adam, bknz: T.O.P da evlilik ve yuva kurmak demişler :D,  olabilir, evlilik, çocuk vs çatlaklık olabilir bence de, benim yorumum.... 
Beyaz saçlı Seungri'nin olduğu bölüm solmaya yakın bir çiçek var birisiyle bir ömür geçirmek, ve yaşlanmak sembolize edilmiş, ama diğer bölümler çok anlamlı gelmedi bana. Size kalmış. 
Şarkıya çok bayılmıyorum ama dinletiyor da, sondaki nakaratı hariç güzel aslında benim için. 

Yorumlar

  1. Bir de bunun öncesinde Banks, Incubus dinlediğim on sekiz, on dokuz zamanları... Hala gencim evet, hala yirmi üç.

    YanıtlaSil
  2. Geneli indie olmamış :D yine pop eklemişim...

    YanıtlaSil

Yorum Gönder

Yorum yaptığınız için şimdiden teşekkür ederim. :')

Bu blogdaki popüler yayınlar

GOT7, ben dinlemezdim KPOP ne oldu? Biraz da KPOP 101/ Part 1

 Merhaba! Üç saatlik diğer yazıdan sonra hemen nasıl yine yazıyorum bilmiyorum ama yine buradayım...  Arkadaşlar ben pek kpop dinlememiştim yıllar öncesinin SS501' i haricinde, Love Ya ve Ur Man kalp ben. Love Ya'yı bırakıyorum ve 2011 yılına ışınlanıyorum şu an:  Grup dağıldı, bazı skandallar da olmuş zamanında ama neyse konumuz bu değil.  Şarkıyı lütfen dinleyin.  Evet,  Aşağıdaki yazı salt hayranlık yazısı değildir: GOT7, nasıl neden 7/24 nasıl neden videolarını izledim? Bu yıl, şu şarkıyla yeni bir albüm yayınlamışlar,  pardon geçen yılın sonu galiba:  Ben yılın ilk yarısında bu şarkıyla nasıl olduysa karşılaşıyorum, ve sonra bir bağımlılık oluşuyor. Bu şarkıları haricinde o kadar da beğendiğim şarkıları var mı emin değilim, hayır var, bir saniye: Love You Better: Buyrun canlı performans:  Bunu da dinleyin pls.  Neyse bazı sınırlı şarkıları harici bütün şarkılarına kefil değilim, öyle ayılıp bayılmıyorum, hayranlar kızmasın. Evet bil...

Hwasa, Strongest Deliveryman yorumu, plansız olmak

 Merhaba!!! Heyecanlandım, bakmayın, iki gün olmuş yazmadım ama her gün yazmak istedim aslında.  Sonunda başlıyorum, sürekli yazıları düzeltmeye çalışmak ve blogun tasarımını yapmak vs. çok uzun sürdü ve uzaklaştım biraz sanırım, e bir de genelde, bir şeyi istesem de sevsem de erteliyorum ben. : D  Blogun arka planını ayarlamak ciddili üç dört saatimi aldı, neden ben de bilmiyorum, bilgisayarda hiçbir şeyi hemen bitiremem zaten, teknolojiyle aram hiç iyi değil, şöyle söyleyeyim, ya da neyse daha da örneklemeyeyim, alay edersiniz. : D  Neyse umarım bu hevesim geçmez, bu süreçte başka bloglarla da karşılaştım, benim gibi yazanlar, burasını bir günlük gibi görenler derken daha bir yalnız değilim hissiyatı geldi. E yine giriş çok uzun oldu. Bugün şarkı dinledim epey, kendi çapımda epey, size modu yüksek bir tanesini bırakayım:  Şarkıdaki adamın Hwasa'ya (kızımızın adı) "Hwasa" diye seslenmesini çok sevdim. (gerçi sevmek mevzusu çok değişik bende, buraya sonra gireli...

Merhaba! İnsansızlık, panik atak. Neden yazıyorum?

 Merhaba herkese!  Yaaaa..... Mutluyum galiba, hep böyle hareketli resimler eklemek istemişimdir, daha önce de blog girişimlerim olmuştu ama ekleyememiştim nedense önceden. Bir de hemen vazgeçmiştim, zaten pek bir şey paylaşasım yoktu sanırım, duygularımı da wattpad'e yazıyordum, şiir gibi kısa öykü gibi vs. Ama orada da hiç okunma alamadım ve maalesef ki artık hiçbir şey paylaşmak istemedim, yazmadım da. Kimse okumayınca insan cidden üzülüyor, var öyle bir şey... Neyse iç çekip devam ediyoruz:  Cidden aynaya bakıyormuş gibi hissediyorum bu arada, epeydir uzun bir yazı yazmıyordum. Muhtemelen pek kişi de uğramayacak buralara, olsun, umarım devam ederim, bir meşgalem olur kimse okumasa da. Kendi kendime aynaya merhaba diyorum. :') Dramatikliği bırakalım, ama drama değil de işte, neyse, neden yazıyorum: Valla bilmiyorum, instagramda paylaşıyordum kendimi, yaptıklarımı, duygularımı vs. orada da maalesef insanlara pek ulaşamadım... Aslında günlük tutmayı seven bir tip de deği...