Ana içeriğe atla

Rooftop Prınce Dizi Yorumu, Biraz Eskiler Part 1.

 Merhaba, 

Yine spontane oldu, :(, 

Rooftop Prince (2012) benim hep karşıma çıkan bir diziydi, epey sonra ve epey alakasız zamanda izledim biraz, hep öyle olur zaten...

Soundtrack'tan bir şarkı açayım dedim, onun hatrına ders çalışmam gerekirken bunu yazıyorum... (Arkadaşlar zaman yönetimi yapabilen biri değilim ben...) Gerçekten hemen yazmayı düşünmüyordum ve diziyi de bitirmedim zaten, şu an çok anlamsız bir şey yapıyorum ama yayınlayacağım: :(

Buyrun, şarkımız: 

Ali/Hurt:


Komedi, tarihi, flashbackler de var, ilk bölüm epey bir eski zamanlarda geçiyor, sevilen bir dizi gibi.

Konusu: Joseon Hanedanlığı döneminden günümüze gelen bir prens ve onun korumaları.



BENCE PEK SPOILER YOK AMA ASLINDA VAR: (not bütün bölümleri bitirmedim, evet artık biliyorsunuz beni...)

Tatlı bir dizi sayılır ama o kadar da sevemedim, ilk bölüm epey sevdim dizinin atmosferini, ancak ve ancak...

Tarihi sahneler ileriki bölümlerde azaldı. Dizideki oyunculuklar fazla ve yorucu geldi. Özellikle prens karakteri, farklı bir zamandan geldiği için öyleydi diyeceksiniz ama izlerken rahatsız etti maalesef:( 

Eşofmanlıları sevdim aslında ama bilmiyorum...:( Dizinin cidden eğlenceli sahneleri vardı ama o da yeterli değil benim için. 

Ben tarihi dizi pek sevmem desem de geçmişteki hikaye daha çok ilgimi çekti maalesef. 


                               (Buradaki sahneler ileriki bölümlerden sanırım...)

Peçeli kızın reenkarnasyonu da çok saf bir karakter, tam öyle değil, aptal sayılmaz ya da yeri gelince sesini çıkaran bir tip ama yine de fazla "iyi" kalıyor, gereksizce haksızlığa uğrayıp duruyor, oyuncuya da ısınamadım. :(

Yukarıdaki şarkıyı sevdim epey. Pozitif kısım. Ve prens karakteri de geçmişte daha ilgi çekici bir karaktermiş. Reenkarnasyonunu da sevdim, ölmesi haksızlıktı. (benim aklım onda kaldı evet) :(

Adamı tekneden atan adam karakteri nereden baksanız kötücül bir karakter ama nedense içten içe o kadar kötü değil mi demiştim, sevgilisine vs iyi davranıyordu en azından, ama pişman da olmadı ve dediğim gibi yine de kötücül.


EN ÖNEMLİ NOKTA:

Dizinin "günümüz" kısmı hiç hoşuma gitmedi. Dizideki yan karakterler, pembe dizi vari bir senaryo, sahneler vs çok sıkıcıydı, dizi cidden eski bir dizi havası veriyor. Zepzengin insanların iki odalı gibi gözüken çok bunaltıcı bir evde oturmaları gerçeği. :( 

Atmosfer, kimi oyunculuklar, sahneler boğucu geldi maalesef bana. 

Dizide bir haftasonu dizisi havası vardı, bütçesinden midir, dediğim gibi abartılı da geldi atmosferi vs. Entrikalı, yapay oyunculuklu pembe dizi. :(

Bu kadar negatif yazacaksam da yazmamayı tercih ediyorum aslında ama olsundu... Belki benim gibi beğenmeyenler de vardır, ya da yorumumun bazı kısımlarına katılacak olanlar.

Yine de ilginizi çekiyorsa bir bakın tabi, belki seversiniz, seveni vardı,  ben diziyi biraz da erken bıraktım gibi ama dört beş bölüm izledim sanırım. Eşofmanlılar gündelik hayata uyum sağlamak üzereydi.


Ama izlediğime memnunum yine de, yakın zamandaizlemeyi düşünmüyordum ama bir gün bakardım muhtemelen illa ki merak edip. 

Ek bir bilgi öğrenirsem vs editlerim. Dizinin bütününe vakıf birinin yorumunu okumak da keyfli olur tabi ki, yorumlarınızı beklerim.

Nedense başlığa Biraz Eskiler Part 1 yazdım, izlediğim bazı eski dizileri böyle bir seriyle yazayım dedim ama gerek var mıydı bilmiyorum, ki milyonlarca eski dizi de izlemedim... Neyse olsundu. Sevdiklerimi de ekleyeceğim gibi duruyor. ^^

Teşekkür ederim okuduysanız. ^^Sevgiler. 


Yorumlar

  1. Epey seveni de var dizinin sanırım, yine belirteyim de. ^^ Bana geçmedi, seveceğimi de düşünüyordum ama işte kısmet...

    YanıtlaSil

Yorum Gönder

Yorum yaptığınız için şimdiden teşekkür ederim. :')

Bu blogdaki popüler yayınlar

GOT7, ben dinlemezdim KPOP ne oldu? Biraz da KPOP 101/ Part 1

 Merhaba! Üç saatlik diğer yazıdan sonra hemen nasıl yine yazıyorum bilmiyorum ama yine buradayım...  Arkadaşlar ben pek kpop dinlememiştim yıllar öncesinin SS501' i haricinde, Love Ya ve Ur Man kalp ben. Love Ya'yı bırakıyorum ve 2011 yılına ışınlanıyorum şu an:  Grup dağıldı, bazı skandallar da olmuş zamanında ama neyse konumuz bu değil.  Şarkıyı lütfen dinleyin.  Evet,  Aşağıdaki yazı salt hayranlık yazısı değildir: GOT7, nasıl neden 7/24 nasıl neden videolarını izledim? Bu yıl, şu şarkıyla yeni bir albüm yayınlamışlar,  pardon geçen yılın sonu galiba:  Ben yılın ilk yarısında bu şarkıyla nasıl olduysa karşılaşıyorum, ve sonra bir bağımlılık oluşuyor. Bu şarkıları haricinde o kadar da beğendiğim şarkıları var mı emin değilim, hayır var, bir saniye: Love You Better: Buyrun canlı performans:  Bunu da dinleyin pls.  Neyse bazı sınırlı şarkıları harici bütün şarkılarına kefil değilim, öyle ayılıp bayılmıyorum, hayranlar kızmasın. Evet bil...

Hwasa, Strongest Deliveryman yorumu, plansız olmak

 Merhaba!!! Heyecanlandım, bakmayın, iki gün olmuş yazmadım ama her gün yazmak istedim aslında.  Sonunda başlıyorum, sürekli yazıları düzeltmeye çalışmak ve blogun tasarımını yapmak vs. çok uzun sürdü ve uzaklaştım biraz sanırım, e bir de genelde, bir şeyi istesem de sevsem de erteliyorum ben. : D  Blogun arka planını ayarlamak ciddili üç dört saatimi aldı, neden ben de bilmiyorum, bilgisayarda hiçbir şeyi hemen bitiremem zaten, teknolojiyle aram hiç iyi değil, şöyle söyleyeyim, ya da neyse daha da örneklemeyeyim, alay edersiniz. : D  Neyse umarım bu hevesim geçmez, bu süreçte başka bloglarla da karşılaştım, benim gibi yazanlar, burasını bir günlük gibi görenler derken daha bir yalnız değilim hissiyatı geldi. E yine giriş çok uzun oldu. Bugün şarkı dinledim epey, kendi çapımda epey, size modu yüksek bir tanesini bırakayım:  Şarkıdaki adamın Hwasa'ya (kızımızın adı) "Hwasa" diye seslenmesini çok sevdim. (gerçi sevmek mevzusu çok değişik bende, buraya sonra gireli...

Merhaba! İnsansızlık, panik atak. Neden yazıyorum?

 Merhaba herkese!  Yaaaa..... Mutluyum galiba, hep böyle hareketli resimler eklemek istemişimdir, daha önce de blog girişimlerim olmuştu ama ekleyememiştim nedense önceden. Bir de hemen vazgeçmiştim, zaten pek bir şey paylaşasım yoktu sanırım, duygularımı da wattpad'e yazıyordum, şiir gibi kısa öykü gibi vs. Ama orada da hiç okunma alamadım ve maalesef ki artık hiçbir şey paylaşmak istemedim, yazmadım da. Kimse okumayınca insan cidden üzülüyor, var öyle bir şey... Neyse iç çekip devam ediyoruz:  Cidden aynaya bakıyormuş gibi hissediyorum bu arada, epeydir uzun bir yazı yazmıyordum. Muhtemelen pek kişi de uğramayacak buralara, olsun, umarım devam ederim, bir meşgalem olur kimse okumasa da. Kendi kendime aynaya merhaba diyorum. :') Dramatikliği bırakalım, ama drama değil de işte, neyse, neden yazıyorum: Valla bilmiyorum, instagramda paylaşıyordum kendimi, yaptıklarımı, duygularımı vs. orada da maalesef insanlara pek ulaşamadım... Aslında günlük tutmayı seven bir tip de deği...