Ana içeriğe atla

Han Ji Pyeong, Start Up Yorumu, Hiç Beklemiyordum

 


Merhaba, yine. ^^ Ben. 

Yine. Spontane. 

Han Ji Pyeong, Start Up'ta epey sevilen bir karakter. Tatlı biri. Evet. 








Kim Seon Ho

Ama ben daha çok (evet başlığa şimdilik Start Up yazdım bakalım değiştirebilirim)oyuncudan Kim Seon Ho'dan bahsedeceğim  

Kim Seon Ho'yu önceden de tanıyordum, (evet evet en önce ben...) kendisini başka bazı alakalı alakasız blog yazılarımda görebilirsiniz. (Expressive bir yüzü ve karakteristik bir gülüşü var, çokça gif olarak misafir oluyor buralara...)

Kim Seon Ho'yu sempatik bulsam da kendisini o derece de tanımıyordum, oyuncu olarak röportajlarını vs. pek izlememiştim. 

Ama şimdilerde, bu diziyle epey yükselişe geçti, yanı popülerlerdi kendisi, neyse, netflix vasıtası ve bazı dergi röportajlarıyla vs daha da çok ve tatlı röportajları var. (Benim izlediklerim hep konseptliydi.) 

Neyse: "netflix kim seon ho" yazın ve izleyin lütfen. Ya da buyrun, dizideki karakteri hakkında konuştuğu bir video: 




Dizideki karakteri (Ji Pyeong) üzerine çok detaylı çok güzel ve ince düşünceleri var, bu adam çok güzel konuşuyor... gerçekten şaşırdım, çok güzel. Yani duygusal anlamda yoğun ve kendini güzel ifade edebilen biri gibi. (Ben bunu pek yapayabiliyorum mesela.)

Sahneleri çekerken aklından neler geçtiğini duymak vs de çok güzeldi, diziyi sanki yakın bir arkadaşınızla tartışıyorsunuz ama o arkadaşınız bir oyuncu. 

Neyse, bu bir hayranlık yazısı değildir, gerçekten değil bu arada, yapımda yok, sürekli çok güzel çok tatlı derim ama etkisi çabuk geçer bende, ama hakkini teslim etmem gerekir. Başka bir röportajında da mantıklı konuşuyordu epey, ne bileyim belki abartıyorum ama söylediği şeylerle hayal kırıklığı yaratmadı, belki küçük bir detay dışında, who knows... 

 Kısacası röportajları keyifli, izleyin. ^^

 Kendisi yıllardır tiyatroda çalışmış aslında, sonra televizyona geçiyor, başrolleri vs de var ama bu diziyle çok "hype" oldu. Böyle olması da şaşırtıcı olmadı: 

Diziye geçiyoruz: (Spoiler daha yok)

Önce ben bu diziye nasıl başladım??? 

Düşünmüyordum çok izlemeyi ama, tanıdığım bir oyuncu vardı (evet o sensin Seon Ho), kendisini bu dizide görünce şaşırdım, bir şekilde çok rolü olmaz yan rol gibi olur saniyordum, diger iki bas rol epey ünlü ve genç kesimde de daha taninan oyuncular gibiydi. Ayrıca belirtmek isterim ki dizinin ilk tanıtımlarında da iki bas rol male ve female leadler vardı hep, ayrıca posterde de adam kıyıda köşedeydi , ve diğer dördüncü kadınla second couple olacaklar sanmıştım.) 

Dizideki başroller beni çok çekmedi ve ilk bölümün çok hüzünlü olduğunu duyunca izlemek istemedim. :( 

AMA SONRA NE OLDU?... İlk bölümüyle gayet ilgimi çekti. :=0

İlk bölümde Seon Ho'nun epey sahnesi varmış, sahnelere bakınca da kısa kısa gayet ilgimi çekti. \°°/  

Belki 

Spoiler 

İçerebilir 

Ben sadece ilk bölüme özeldir yine diğer bölümlerde karaktere hakkını teslim etmezler ya da sahne sayısı epey azalır herhalde demistim, ama bir şekilde karakter ilgi çekiciydi ve bölümler boyu da devam etti. (Ben hep sadece Ji Pyeong sahnelerine baktım.) 

Belki dizinin odak noktası daha da o olsaydı başka bir "couple" 'ımız olmasaydı daha da hakkı verilirdi, daha iyi yazılabilirdi hikayesi. 

İlk bölümde de çalan bir şarkıya düştüm ben epey o zamanlar, epey. 

Kim Feel, One Day: 




Bu şarkı eşittir bu karakter ve o ilk bölüm aurası. 

Kimsesiz bir karakter olması çok ilgimi çekti. 

ÖNEMLİ

Lise yıllarını da izlemeyi daha çok isterdim, ve dizinin casting'i çok çok iyiydi. 

Nam De Raum (liseli halini canlandıran oyuncu)'yu da çok sempatik buldum, ve oyuncular çok uyumluydu. Bayıldım. 

Hâlâ diziyi eleştiren eleştiririm hatta Ji Pyeong'u da, ben mesela buyukanneyle olan sahnelerden de çok etkilenmedim o kadar, belki ilk bölümdeki sahneler daha iyiydi ama o kadar, ya da Seon Ho'yu sevsem de, acaba birkaç sahneyi daha farklı mi oynasaydı demişligim de var... (detaycı biriyim...) ne olursa olsun güzel bir potansiyeldi, hikaye, dizinin bütünü daha mantıklı ve güzel olsaydı daha da parlardı. 

Dizinin bütününü hiç sevmedim arka planın yazılım olması ilgi çekebilir ama pek gerçekçi de değil sanırım atmosfer. Ve hikayede karakterler arası ilişkiler başarılı ya da anlamlı değil, baş karakterleri ve diğer karakterleri hiç sevemedim. Oyuncuları da. 

Yani olmayınca olmuyor...

Bir de ekleme, ben bu diziyi salt romantik komedi zannediyordum, ilk trailerlar öyleydi, (nam do san'ın örgü ördüğü vs.) Ki güzeldi trailerlar, renkli, dinamik. Ama dizinin ilk bölümü epey dram oldu, ve dizinin geneli de bence pek "romantik komedi" değil. 

Neyse, dizide kendisini görmek şaşırtmıştı( evet yani neden ki çok anlamsız... :( ) ve sonuç da bu oldu, bu karaktere ait bir spin off mu olsaydı... Neyse, 



Sevgiler. 

Yorumlar

  1. Karakter ikinci adam, second lead olarak geçiyor bu arada, dizi röportajlarına diğer iki başrol gidiyordu, ama bence bu karakter de gayet baş karakterdi. (Ve birçok kişiye göre de.) İlgi çekici bir karakter olmasının yanında hikayeye çok fazla katkısı vardı, çoğu olayı başlatan çözen kişi Ji Pyeong'tu. Dizi bitince de en çok konuşulan bu "ikinci adam" oldu, başka hiçbir karakter konuşulmadı

    YanıtlaSil
  2. Nâm Do San'a da bir şey demezdim ama ister istemez Ji Pyeong'la karşı karşıya gelince hoşlanamıyorum. Oyuncular arası kimya da iyi değildi, tek beğendiğim oyuncu artı karakter Ji Pyeong/Seon Ho'ydu.

    YanıtlaSil
  3. Nâm Do San örgü örmeye devam etmeliydi...

    YanıtlaSil

Yorum Gönder

Yorum yaptığınız için şimdiden teşekkür ederim. :')

Bu blogdaki popüler yayınlar

GOT7, ben dinlemezdim KPOP ne oldu? Biraz da KPOP 101/ Part 1

 Merhaba! Üç saatlik diğer yazıdan sonra hemen nasıl yine yazıyorum bilmiyorum ama yine buradayım...  Arkadaşlar ben pek kpop dinlememiştim yıllar öncesinin SS501' i haricinde, Love Ya ve Ur Man kalp ben. Love Ya'yı bırakıyorum ve 2011 yılına ışınlanıyorum şu an:  Grup dağıldı, bazı skandallar da olmuş zamanında ama neyse konumuz bu değil.  Şarkıyı lütfen dinleyin.  Evet,  Aşağıdaki yazı salt hayranlık yazısı değildir: GOT7, nasıl neden 7/24 nasıl neden videolarını izledim? Bu yıl, şu şarkıyla yeni bir albüm yayınlamışlar,  pardon geçen yılın sonu galiba:  Ben yılın ilk yarısında bu şarkıyla nasıl olduysa karşılaşıyorum, ve sonra bir bağımlılık oluşuyor. Bu şarkıları haricinde o kadar da beğendiğim şarkıları var mı emin değilim, hayır var, bir saniye: Love You Better: Buyrun canlı performans:  Bunu da dinleyin pls.  Neyse bazı sınırlı şarkıları harici bütün şarkılarına kefil değilim, öyle ayılıp bayılmıyorum, hayranlar kızmasın. Evet bil...

Hwasa, Strongest Deliveryman yorumu, plansız olmak

 Merhaba!!! Heyecanlandım, bakmayın, iki gün olmuş yazmadım ama her gün yazmak istedim aslında.  Sonunda başlıyorum, sürekli yazıları düzeltmeye çalışmak ve blogun tasarımını yapmak vs. çok uzun sürdü ve uzaklaştım biraz sanırım, e bir de genelde, bir şeyi istesem de sevsem de erteliyorum ben. : D  Blogun arka planını ayarlamak ciddili üç dört saatimi aldı, neden ben de bilmiyorum, bilgisayarda hiçbir şeyi hemen bitiremem zaten, teknolojiyle aram hiç iyi değil, şöyle söyleyeyim, ya da neyse daha da örneklemeyeyim, alay edersiniz. : D  Neyse umarım bu hevesim geçmez, bu süreçte başka bloglarla da karşılaştım, benim gibi yazanlar, burasını bir günlük gibi görenler derken daha bir yalnız değilim hissiyatı geldi. E yine giriş çok uzun oldu. Bugün şarkı dinledim epey, kendi çapımda epey, size modu yüksek bir tanesini bırakayım:  Şarkıdaki adamın Hwasa'ya (kızımızın adı) "Hwasa" diye seslenmesini çok sevdim. (gerçi sevmek mevzusu çok değişik bende, buraya sonra gireli...

Merhaba! İnsansızlık, panik atak. Neden yazıyorum?

 Merhaba herkese!  Yaaaa..... Mutluyum galiba, hep böyle hareketli resimler eklemek istemişimdir, daha önce de blog girişimlerim olmuştu ama ekleyememiştim nedense önceden. Bir de hemen vazgeçmiştim, zaten pek bir şey paylaşasım yoktu sanırım, duygularımı da wattpad'e yazıyordum, şiir gibi kısa öykü gibi vs. Ama orada da hiç okunma alamadım ve maalesef ki artık hiçbir şey paylaşmak istemedim, yazmadım da. Kimse okumayınca insan cidden üzülüyor, var öyle bir şey... Neyse iç çekip devam ediyoruz:  Cidden aynaya bakıyormuş gibi hissediyorum bu arada, epeydir uzun bir yazı yazmıyordum. Muhtemelen pek kişi de uğramayacak buralara, olsun, umarım devam ederim, bir meşgalem olur kimse okumasa da. Kendi kendime aynaya merhaba diyorum. :') Dramatikliği bırakalım, ama drama değil de işte, neyse, neden yazıyorum: Valla bilmiyorum, instagramda paylaşıyordum kendimi, yaptıklarımı, duygularımı vs. orada da maalesef insanlara pek ulaşamadım... Aslında günlük tutmayı seven bir tip de deği...