Ana içeriğe atla

Shut Up Flower Boy Band Dizi Yorumu, ya da sadece Byung Hee, Gotik Çatlaklar

 Merhaba^!!!

Shut  Up Flower Boy Band (evet adı çok uzun) dizisi yorumu yazıyor başlıkta ama dizinin tamamını bitirmedim , kaçmayın, sadece ilk 5 bölümü de izlesem, diziye gayet hakimim. Neler olduğunu biliyorum. 

SPOILER 

.

Evvet, diziyi aslında sadece bir karakter yüzünden yazıyorum ve onun için beş bölüm izledim. 

Karşınızda, 

Byung Hee...




Kendisi çok tatlı (?) bir insan. Çok keyifliydi izlemesi, komik, sürprizli, yer yer abartılı buldum bazı şeyleri ama olsundu... Kendisini bölümler boyu görmek isterdim. (Kendisini canlandıran oyuncunun adı Lee Minki) 

Daha da daha da spoiler:

Arkadaşlar bu güzel tatlı insan üçüncü bölümde ölüyor. : ) 

Evet.

Ölüyor  

Evet. 

Evet. 

Ben başka bir şey söyleyemiyorum. 

Ben bunu bilerek izledim. (Hatta bu yüzden epey sonra izledim. )

Not: Bu biraz eski bir dizidir, bknz:2011 

(Liseye başlamıştım...) 



Görüntüler benim izlediğim siteden de kaynaklı olabilir ama biraz eskiydi, renkler vs biraz değişikti. 

Dizide ne var? 

Rock, bir band, yoksul belki biraz serseri bir arkadaş grubu, lise, zengin bir okula gelen beş yakın rockn&roll arkadaş, acaip ötesi saf ve sinir bozucu kadın karakter, türlü senaryo hatası, harcanmış bir potansiyel ve Byung Hee. 

Dizide adaletsizlik var, çok saçma ve anlamsız bir şekilde ölen Byung Hee ve ölümüne bir bölüm bile doğru düzgün üzülmeyen yakın arkadaşları var. 


Oyuncu bilgilendirmesi:

Şu sağdan ikinci en yakın arkadaşı, canlandıran oyuncunun burada tarzı pek hoş değil ama kendisini karizmatik bulduğum zamanlar vardır, (bknz: Sung Joon) kendisi için bir diziyi üç bölüm izlemiştim: Madame Antoine. ( bas karakterin psikolog olması ilgimi çekmişti ama maalesef devam edemedim, oradaki başrol de değişik alaycı bir tipti.) Nedense uzun uzun bahsedeyim dedim evet...

Neyse, Sung Joon ve Min ki'yi aynı dizide görünce şaşırmıştım. Diğer oyunculardan da tanıdık olanlar var. Diğer bir oyuncu da Infinite'den  L. (Bknz: Angel's Last Mission) Baş kadın karakter de Tale of Nine Tailed'te oynayan kadın, nedense şaşırdım fark ettiğimde.  Uzun saçlı oyuncu ise yabancı gibi duruyordu gerçekten, onun da hoş bir aurası vardı. (Kendisinde melezlik varmış uzaktan sanırım ama Kore' de doğup büyümüş. )

Oyuncu bilgilendirmesi bitti. 


Diziye geri dönelim: 

 "Ne güzel arkadaşlık" konseptini pek yaşayamadım ben dizide. Potansiyeli vardı, rock şarkıları, arkadaşlık vs  severdim aslında bu diziyi. :(

Sözde onun hayalini gerçekleştirmek için festivale katılıyorlar ancak üzüldüklerine dair sahneleri ve emareleri çok az görüyoruz, bayağı gündelik hayat sahneleri. (Festivale de Byung Hee başvurmuş) (Arkadaşı onun yarım bıraktığı şarkıyı tamamlayacak.) 

Sınıf arkadaşları hepten üzülmüyor zaten, hoşlandığı kız da hiç umursamıyor, cenazeye bile gitmiyor. 

Sakinim. Şaşırmıyorum. (Zaten aralarında pek bir şey de yoktu, çocuk tuhaf bir şekilde kızın peşinde dolanıyordu) 

Yine de ay yazık falan der insan. 

Ama arkadaşları bile dememiş, öyle çerçeveye ceket giydirmekle olmuyor bunlar. 

Ne olursa olsun uzun uzadıya yas sahnesi izlemeyebilirdik ancak çok geçiştirilmiş. 

Tamam, dizinin dinamiği bu. (Sizin seçiminiz, olabilir diyeyim, zaten ölen ölmüş, ne fark eder)

Ama dizide bu karakter gittikten sonra hiç bir şey KALMADI. 

KEYİFSİZ. 



KEYİFSİZ tatsız tuzsuz bir şey oldu. Byung Hee ikinci bölümün sonunda ölüyordu sanırım, o diğer üç bölümü izlemek çok zordu benim için, totalde  beş bölümü bu şekilde izledim. 


Şöyle diyeceksiniz: 

Dizinin "ana konusu" bu, Byung Hee ölmek zorundaydı, arkadaşların, kalanların devam etme hikayesi işlenecekti, yas sürecini aşıp hem kendileri için hem ölen arkadaşları için bir şey yapacaktılar. Ama bu böyle GÜZELCE işlenmemiş ki. (Bknz. bölümlerden birinde festival provasina ya da okul konserine önemli bir yere çıkıyorlar, solist, sözde ölen adamın en yakın arkadaşı, şarkıyı söylemek zorunda, ama grubunu, yani arkadaşlarını, tüm HAYALLERİNİ arkasında bırakıp, sahneyi bırakıyor. Neden? Tuhaf (salak demeyeyim)  bir kızın peşinden anlamsızca pesinden gitmek için, o konserden ayrildiğı için. Ne düşünürsünüz? I'm just lost. 😟 

Senaryo keyifli değil, amacından sapan anlamsız sahneler var, ve baş kadın karakter çok tuhaf bir tip, 😟, izleyin anlarsınız. 


                     Umarım belli oluyordur, ama cidden tahammül edilir değil. :( 

Ve üzgünüm ama en keyifli karakteri ne olursa olsun çıkaramazsınız. Neden, ne anlamı kaldı, çıkan karakteri başkası yapsaydınız madem. 

Ne kaldı dizide? Sadece soruyorum... 




Ek not: Lee Min-ki'nin biraz abartılı oynadığını düşünmüştüm ya da karakterin, hani biraz öyle ya da değil ama izlemesi yine de keyifli, sürme en çok sana yakışır. (Kendisine sesleniyorum)^^

Hani onu da belirtmek istedim bana da biraz fazla geldi ama taklmadım, ki karakter de bilerek yapıyor zaten gibi, neyse. 

Lee Min Ki'nin canlandırdığı karakterlere vs baktım birebir benzeyen birini bulamadım, ama kendisinin acilen sürme çekip gotik ve çatlak olması gerekiyor. 


(Not: bir diziye konuk oyuncu olmuş, kendisi Because It Is  My First Life'ta oynamıştı, oradaki rol arkadaşıyla o dizide küçük bir sahneyi canlandırmışlar (ama eski dizileriyle hiç ilgisi yok, tamamen bağımsız karakterler) (yani sahne cidden o My First Life dizisindeki karakterlerini yansıtmıyor zaten, haberiniz olsun:)

Neyse buradaki minik konuk oyunculuğunda da müzik seven birini canlandırıyor, aklıma Byung Hee gelmişti biraz, onun yaşlı hali vs. Birakıyorum: (umarim videoyu bulurum amin) 

Buldum, buyrun:


Sanki... Belki biraz Byung Hee'yi anımsatıyor... :')



Bu da dizimizim klibi, 2000'ler havası, biraz rock sosu, buyrun: 



İlk iki üç bölümü izlemek yeterli gayet diyorum ve çekiliyorum. 

Bir de alakasızca ekleyeyim, son zamanlarda, bu yazıyı yazarken de bunu dinledim, buyrun: 


Sevgiler. 










Yorumlar

  1. Yazının en başına bu bir fangirling yazısıdır yazmam gerekiyordu sanırım... Gerek var mıydı başlıktan belli oluyordu... ^^

    YanıtlaSil
  2. Katılsam mı dediğim bir kursa katılmadım ya, pişmanlık. günü bomboş geçirmek. günün bitmesi. pişmanlık.

    YanıtlaSil

Yorum Gönder

Yorum yaptığınız için şimdiden teşekkür ederim. :')

Bu blogdaki popüler yayınlar

GOT7, ben dinlemezdim KPOP ne oldu? Biraz da KPOP 101/ Part 1

 Merhaba! Üç saatlik diğer yazıdan sonra hemen nasıl yine yazıyorum bilmiyorum ama yine buradayım...  Arkadaşlar ben pek kpop dinlememiştim yıllar öncesinin SS501' i haricinde, Love Ya ve Ur Man kalp ben. Love Ya'yı bırakıyorum ve 2011 yılına ışınlanıyorum şu an:  Grup dağıldı, bazı skandallar da olmuş zamanında ama neyse konumuz bu değil.  Şarkıyı lütfen dinleyin.  Evet,  Aşağıdaki yazı salt hayranlık yazısı değildir: GOT7, nasıl neden 7/24 nasıl neden videolarını izledim? Bu yıl, şu şarkıyla yeni bir albüm yayınlamışlar,  pardon geçen yılın sonu galiba:  Ben yılın ilk yarısında bu şarkıyla nasıl olduysa karşılaşıyorum, ve sonra bir bağımlılık oluşuyor. Bu şarkıları haricinde o kadar da beğendiğim şarkıları var mı emin değilim, hayır var, bir saniye: Love You Better: Buyrun canlı performans:  Bunu da dinleyin pls.  Neyse bazı sınırlı şarkıları harici bütün şarkılarına kefil değilim, öyle ayılıp bayılmıyorum, hayranlar kızmasın. Evet bil...

Hwasa, Strongest Deliveryman yorumu, plansız olmak

 Merhaba!!! Heyecanlandım, bakmayın, iki gün olmuş yazmadım ama her gün yazmak istedim aslında.  Sonunda başlıyorum, sürekli yazıları düzeltmeye çalışmak ve blogun tasarımını yapmak vs. çok uzun sürdü ve uzaklaştım biraz sanırım, e bir de genelde, bir şeyi istesem de sevsem de erteliyorum ben. : D  Blogun arka planını ayarlamak ciddili üç dört saatimi aldı, neden ben de bilmiyorum, bilgisayarda hiçbir şeyi hemen bitiremem zaten, teknolojiyle aram hiç iyi değil, şöyle söyleyeyim, ya da neyse daha da örneklemeyeyim, alay edersiniz. : D  Neyse umarım bu hevesim geçmez, bu süreçte başka bloglarla da karşılaştım, benim gibi yazanlar, burasını bir günlük gibi görenler derken daha bir yalnız değilim hissiyatı geldi. E yine giriş çok uzun oldu. Bugün şarkı dinledim epey, kendi çapımda epey, size modu yüksek bir tanesini bırakayım:  Şarkıdaki adamın Hwasa'ya (kızımızın adı) "Hwasa" diye seslenmesini çok sevdim. (gerçi sevmek mevzusu çok değişik bende, buraya sonra gireli...

Merhaba! İnsansızlık, panik atak. Neden yazıyorum?

 Merhaba herkese!  Yaaaa..... Mutluyum galiba, hep böyle hareketli resimler eklemek istemişimdir, daha önce de blog girişimlerim olmuştu ama ekleyememiştim nedense önceden. Bir de hemen vazgeçmiştim, zaten pek bir şey paylaşasım yoktu sanırım, duygularımı da wattpad'e yazıyordum, şiir gibi kısa öykü gibi vs. Ama orada da hiç okunma alamadım ve maalesef ki artık hiçbir şey paylaşmak istemedim, yazmadım da. Kimse okumayınca insan cidden üzülüyor, var öyle bir şey... Neyse iç çekip devam ediyoruz:  Cidden aynaya bakıyormuş gibi hissediyorum bu arada, epeydir uzun bir yazı yazmıyordum. Muhtemelen pek kişi de uğramayacak buralara, olsun, umarım devam ederim, bir meşgalem olur kimse okumasa da. Kendi kendime aynaya merhaba diyorum. :') Dramatikliği bırakalım, ama drama değil de işte, neyse, neden yazıyorum: Valla bilmiyorum, instagramda paylaşıyordum kendimi, yaptıklarımı, duygularımı vs. orada da maalesef insanlara pek ulaşamadım... Aslında günlük tutmayı seven bir tip de deği...